Erdoğan:İşte İzmir-İstanbul Otoyolu'nun biteceği tarih
Sabahattin İzcioğlu

‘’HAYAT DEVAM EDİYOR’’

Sabahattin İzcioğlu
sabahattin_izcioglu@hotmail.com
 
 
 

Ceyhan ovasında dağların arkasından etrafında tatlı turuncu renkler saçarak altın sarısı renginde koca bir tepsi büyüklüğünde doğan güneşin verdiği güven, umut, sıcaklık bile  acılı,  hüzünlü haberlerinin üzüntüsünü gideremediği bir sabah da Hatay ilimize yolculuğumuz  devam ediyordu.  Geçtiğimiz hafta sonu, insanların ‘’ orada ne işiniz var’’  dediği halde Hatay’a düzenlenen geziye katıldım. Adana üzerinden devam eden yolculuğumuzda, İskenderun’un  hala geleneksel yiyecekleri sunan deniz kenarında bir lokantada sabah kahvaltısı güzeldi ama 1975 yıllarında gördüğüm İskenderun’dan eser kalmamış, o dönemin en büyük yapısı ve binası olan Sovyetlerin kurduğu Demir Çelik Fabrikasının beton binaların arasında kalması, bu bölgenin de  betonlaşmadan nasibini aldığını gösteriyordu. Doğal olarak yaylalarda, dağlarda ki yeşillikler arasına bile evler yapılması, zeytinlikleri, meyva ağaçlarını yok denecek kadar azaltmış.

            Hatay’ın bu günlerde övüneceği tek şey yeni bir müzeye kavuşmaları olmaları gerek. Muazzam mozaikler, kazılarda bulunan hala canlı gibi duran Kral, Tanrı heykellerini, bu kadim topraklarda ki tüm medeniyetlerin yaşam izlerini bu müzede görmeyen bu ülkede yaşıyorum demesin. Ne yazık ki Asi Nehrinin kirli görünümü, ne nehrin Asiliğine ne Hataya yakışmıyor, rengi aynı bizim K. Menderes gibi. Bir de koca Hatay’da da sanki hava alanı yapılacak başka yer yokmuş gibi Amik ovasının ortasına yapılan bu hava alanı yoğun yağmurlarda sorun olduğu söyleniyor. Suların çağladığı, renkli, hareketli Harbiye’nin eski hareketliliği kalmamış gibi. Hatay merkezde insanlar rahat, kağıt kebaplarını, künefe tatlılarını yiyor, gençler Asi kenarına paralel caddelerde sonbaharın ılık, sıcak tadını çıkarmaya çalışıyorlar. Geri Adana dönüşünde kısa sürede, Bir seferde 36 bin kişinin ibadet edebileceği Sabancı Camisini görmeden olmaz idi, bir de Mustafa Kemal’in geldiğinde Adana kaldığı ev ve içindeki eşyalar  o dönemin gazeteleri, fotoğraflar, yazılı anlatılar tüm ziyaretçileri etkilememesi mümkün değil. Adana’dan sonra uğradığımız Tarsus, yeni yapılan yüksek binaların yanında eski dağınık yerleşim yerleri ile büyük bir kent olmuş. Tarsus’ta Rehberimizin ilk götürdüğü yer kilise üzerine yapılan Ulu Camii ve yanındaki Bedesten’den sonra son anda jilet olmaktan kurtarılan, Çanakkale savaşında Çanakkale Boğazını mayınlayan Nusret Mayın gemisi günün en etkileyici gösterisi idi. 1911 de Almanya’dan satın alınan gemi hala görkemli ve zafer kazanmış edası ile ayakta duruyordu. Tarsus’tan mersine geçtiğimizde yüksek katlı binaları, yolları, AVM leri ile  sanki İstanbul’un yarı fotokopisi.  Mersin’in meşhur tantunisini yedikten sonra kıyı bölgesine yakın yerlerden giderek Cehennem çukuruna götüren rehber, bize 30-35 metre derinliğinde, 50-60 metre çapında daire şeklindeki bu cehennem çukurunun dibini girişte müzeye hem de para ödeyerek gösterdi.

            Ne yazık ki gördüğümüz çoğu yerde, yüzyılların tarihi üzerine betonlaşma olduğu yetmiyormuş gibi bazı tarihi yerlerin taşları alınmış yıkılmış yerine inşaat yapılmış, güzelim kalelerin, tiyatroların etrafında çarpık çurpuk binalar ile yerleşim yerleri olması üzüntü verici. Rehberler, her yerden tarih akan bu bölgede ya gösterecek yer bulamıyorlar yada gerçekten yok. Ayrıca en üzücü yanı da bütün şehirler tıpkı birbirinin aynısı olmuş, ha Ankara’nın, İzmir’in, İstanbul’un yeni yerleşim bölgelerinde yapılmış yüksek binaların olduğu yere gitmişsiniz ha da Adana, Mersin, Hatay gibi şehirlere gitmişsiniz. Aynı tip caddeler, AVM ler, çarşılar, bildik uluslar arası mağazalar. Yani o her ilin kendine özgü yapısı, tarihi, kültürü, değerleri yok olmaya yüz tutmuş gibi. Tek teselli, eğer kendine has, tam tadında, Hatay’ın kağıt kebabını, künefesini, Adananın kebabını, şalgam suyunu, Mersin’in tantunisini yapan bulursanız ancak yiyebilirsiniz. Ama sadece yiyecek bir şeylerle, insanlık için, gelecek için, tarihi için yeterli mi?  Hiçbir olaya, duruma rastlamadan gittik geldik, her şeyi ile buralarda da ‘’ hayat devam ediyor.’’           

 
 
 
 
26 Ekim 2016 Çarşamba 09:26
Okunma: 3138
 

(0 Yorum Yapıldı)Yorumlar
<p>Henüz kimse yorum yapmamış, ilk yorum yapan siz olun.</p>
Son 24 Saat
Haberler RSS Beslemesi
 
 
İzmir zeytini için kritik hamle!
Erdoğan:İşte İzmir-İstanbul Otoyolu'nun biteceği tarihSoyer, Dünyanın en güzel iki kentini birleştireceğizAlaturka tınılar eşliğinde ‘Affet’CERİTOĞLU SENGEL, RESMEN GÖREVDE SELÇUK'UN İLK KADIN BAŞKANI FİLİZ CERİTOĞLU SENGEL OLDUSelçuk’ta Çiftçinin Köprü Hayali Gerçek OluyorMHP SELÇUK İLÇE BAŞKANLIĞINDAN AÇIKLAMACHP Selçuk'ta Toplu İstifaCHP Selçuk'ta 'eğilim' kararına veto!İzmirin ortak Cumhur Adayı Zeybekçi Selçuk'ta10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Kutlu Olsun
 
Yazarlar
Yazarlar RSS Beslemesi
 
 
 
Namaz Vakitleri
 
  • İmsak03:45
  • Güneş05:51
  • Öğlen13:28
  • İkindi17:22
  • Akşam20:46
  • Yatsı22:32
 
 
Anket
 
 
Lig Puan Durumu
 
Takımlar
O
G
B
M
P
1
Galatasaray
34
20
9
5
69
2
Başakşehir
34
19
10
5
67
3
Beşiktaş
34
19
8
7
65
4
Trabzonspor
34
18
9
7
63
5
Malatyaspor
34
13
8
13
47
6
Fenerbahçe
34
11
13
10
46
7
Antalyaspor
34
13
6
15
45
8
Konyaspor
34
9
17
8
44
9
Alanyaspor
34
12
8
14
44
10
Çaykur Rizespor
34
9
14
11
41
11
Sivasspor
34
10
11
13
41
12
Kayserispor
34
10
11
13
41
13
Ankaragücü
34
11
7
16
40
14
Kasımpaşa
34
11
6
17
39
15
Göztepe
34
11
5
18
38
16
Bursaspor
34
7
16
11
37
17
Erzurum BB
34
8
11
15
35
18
Akhisar Bld.Spor
34
6
9
19
27
 
Şampiyonlar Ligi
 
UEFA Avrupa Ligi
 
Alt Lig
 
 
Tarihte Bugün
1462 - Kont Drakula ya da Kazıklı Voyvoda veya Vlad Tepeş adlarıyla da tanınan Eflak Prensi III. Vlad, gece karanlığından yararlanarak Fatih Sultan Mehmed (II. Mehmed)'e başarısız bir suikast teşebbüsünde bulunduktan sonra kaçtı.
1631 - Mümtaz Mahal doğum yaparken vefat etti. Eşi Hint-Türk-Moğol Babür İmparatoru Şah-ı Cihan, ertesi yıl başlattığı anıt mezar Tac Mahal'i 20 yıl içinde tamamlattı.
1885 - Özgürlük Heykeli New York limanına ulaştı.
1921 - Sivas, Erzincan ve Tunceli yöresinde 3,5 ay süren Koçgiri İsyanı Türk ordusu tarafından bastırıldı.
1924 - Helsinki'de oynanan Finlandiya-Türkiye milli futbol maçı Türkiye'nin 4-2 galibiyetiyle sonuçlandı.
1926 - Kadıköy Su Şirketi devletleştirildi.
1944 - İzlanda, Danimarka'dan ayrıldı ve cumhuriyet ilan etti.
1946 - Türkiye İşçi ve Çiftçi Partisi İstanbul'da kuruldu.
1967 - Çin Halk Cumhuriyeti ilk hidrojen bombasını test etti.
334 - İmparator Konstantin dul ve yetimler için himaye yasası çıkardı.
 
 
Arşiv
 
 
Süper Loto
13.06.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu141820384150
 
 
On Numara
10.06.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu02041416171920243032333743454752576162656677
 
 
Sayısal Loto
15.06.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu010325294043
 
 
Şans Topu
12.06.2019 Tarihli Çekiliş Sonucu101624253303
 
 
Kurumsal

İçerik

Gündem

Siyaset

Teknoloji